Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/3119 E. 2012/6101 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3119
KARAR NO : 2012/6101
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

Ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez), nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ve eziyet suçlarından sanık …’ün; ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna iştirak suçlarından sanıklar …, … ve …’ün yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın nitelikli cinsel saldırı eylemi zincirleme şeklinde ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı kabul edilerek bu suçtan, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (1 kez) ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan mahkûmiyetine, üzerine atılı eziyet suçundan beraatine, sanıklar Cennet, Muhammet Hanifi ve Songül’ün ise atılı suçlardan beraatine dair Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.05.2011 gün ve 2007/251 Esas, 2011/137 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık …, ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiin 25.11.2011 tarihinde hükümleri temyiz ettikten sonra sanık …’ın sunduğu 07.06.2011 tarihli temyiz dilekçesinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu, ek temyiz dilekçelerinde süre koşulunun aranmayacağı nedeniyle tebliğnemedeki sanık …’ın temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında mahkemenin 2007/251 Esas ve birleşen 2007/370 Esas sayılı dava dosyalarına ait iddianamelerde iki defa kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmış olmasına rağmen sanık hakkında sadece bu suçtan bir defa hüküm kurulduğu, diğer kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan herhangi bir hüküm kurulmadığı, yine mahkeme gerekçesinden sanık … hakkında mahkemenin 2007/251 Esas sayılı dava dosyasına ait iddianame ile sanık … hakkında açılan zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırı suçu, ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kabul edilerek hüküm kurulduğu, ancak mahkemenin birleşen 2007/370 Esas sayılı dava dosyalarına ait iddianamede talep edilen zincirleme şekilde ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmadığı sadece gerekçede … ile cinsel ilişkinin başladığı tarihte mağdurenin 15 yaşından büyük olduğunun belirtilmesi ile yetinildiği anlaşıldığından, haklarında hüküm kurulmayan zincirleme şekilde ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile ilgili zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delillerle iddia, savunma ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan konut dokunulmazlığını ihlal etme fiillinin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ile …. ile müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, ile hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık … hakkında ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ile aynı sanık hakkında eziyet suçlarından verilen beraat hükmü ve sanıklar…,… ve … hakkında ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına iştirak suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde,
Mağdurenin 07.02.2008 tarihli duruşma beyanı ve bu beyanları destekler nitelikteki sanık …’ün Cumhuriyet Savcısına verdiği 05.06.2007 tarihli ifadesi ve mahkemedeki 24.01.2008 tarihli beyanları ile soruşturma sırasında ölen sanık …’ın babası şüpheli …’ün Cumhuriyet Savcısına verdiği 06.06.2007 tarihli beyanları ve dosya kapsamına göre; sanık …’ın, onaylı nüfus kaydı içeriğine göre 14 yaşını tamamlamamış mağdure ile 2005 yılı Mart veya Nisan aylarında mağdurenin rızası dahilinde otomobil ile boş bir tarlaya gittikleri, orada sanığın mefruz cebirle mağdurenin ırzına geçtiği, daha sonra 2005 yılı Haziran ayında sanık …’ın, mağdurenin rızasına dayalı olarak onu kaçırdıktan sonra birlikte karı koca hayatı yaşamaya başladıkları, bu birliktelikleri sırasında defalarca cinsel ilişkiye girdikleri, bu eylemlerin mağdurenin nüfus kaydı içeriğine göre 15 yaşını tamamladıktan sonra da devam ettiği, birlikte yaşarken sanığın süreklilik arzedecek şekilde mağdurenin vücudunda sigara söndürmeye ve onu darp etmeye başlayarak eziyet ettiği, bundan bunalan mağdurenin komşusunun camına kestane atmak suretiyle polise bildirmesi için komşusundan yardım istediği, komşusunun polise ihbarda bulunması üzerine, polisin 04.02.2007 tarihinde müdahalesi ile sanık …’ın evin balkonundan kaçtığı, mağdurenin bu tarihten sonra annesinin evine geri döndüğü, böylece eylemler arasında kesinti meydana geldikten yaklaşık 5 ay sonra 13.07.2007 günü gece saat 04.00 sıralarında sanık …’ın bu defa havalandırma boşluğundan mağdurenin annesinin evinin balkonuna tırmanmak suretiyle mağdurenin yattığı odaya geldiği, bu sırada mağdurenin kardeşi olan tanık …’un da odada bulunduğu, sanığın gelmediği takdirde mağdureyi ve kardeşini öldüreceğini beyan ederek bıçakla ölüm tehdidi ile mağdureyi yanına alarak teyzesi tanık …’in evine götürdüğü, burada mağdurenin rızası hilafına iki defa ırzına geçtiği, sabah 14.07.2007 tarihinde mağdurenin tanık …’e zorla kaçırıldığını beyan ederek yardım istediği ve Jandarmaya ihbarda bulunduğu, Jandarmanın olay yerine gelmesi ile mağdurenin sanığın elinden kurtulduğu şeklinde gerçekleşen eylemlerde sanık … hakkında eylemlerin kesintiye uğraması ve ayrı suç oluşturdukları nedeniyle iki defa kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 2005 ila 04.02.2007 tarihli eylemler açısından zincirleme şeklinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, 13.07.2007 tarihli eylemler için zincirleme şeklinde nitelikli cinsel saldırı suçundan dava açılmasına rağmen hüküm başlığında “Birleşen mahkememizin 2007/370-2008/136 Esas ve Karar sayılı dosyaları ile birlikte” denmesine rağmen sadece bir defa ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve bir defa kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulmak suretiyle olayların karıştırılması,
Mahkemenin, birleştirilen 2007/370 Esas sayılı dava dosyasında sanık …’ın mağdurenin ırzına geçtiği ve rızasıyla kaçırıp alıkoyduğu suç tarihinin 2005 yılı Mart veya Nisan ayı, birlikte karı koca gibi yaşamaya başladıkları tarihin ise 2005 yılı Haziran ayı olmasına rağmen suçun başlangıç tarihinin 2006 yılı Ocak ayı sonu kabul edilmesi,
Mağdurenin aşamalardaki samimi beyanlarında sanık …’la yaşamaya başladıktan sonra sanığın sürekli kendisini döverek vücudunda sigara söndürdüğünü beyan etmesi, bu eylemlerin süreklilik arzetmesi ve Malatya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 05.02.2007 tarih ve 437 sayılı raporunda mağdurenin vücudunda çok sayıda ekimoz ve sigara yanığı tespit edilmesi karşısında, sanık …’ın üzerine atılı eziyet etme suçunun sabit olduğu halde yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi,Sanık … hakkında ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesi yerine 102/6. maddesinin yazılması,
Suçların oluşumuna ve niteliğine etkisi bakımından dosyada bulunan nüfus kayıt örneğine göre, 19.04.1991 doğumlu olup doğumdan yaklaşık 5 ay sonra 02.09.1991 tarihinde nüfusa kaydedildiği anlaşılan mağdurenin merciinden doğum tutanağının onaylı sureti getirtilip, resmi bir kurumda doğmadığının saptanması halinde, yaşını belirlemeye yönelik kemik grafileri çektirilerek, radyoloji uzmanının da mevcut olduğu tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurulu raporunun aldırılması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorulup, suç tarihlerindeki gerçek yaşı belirlendikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği, ayrıca alınacak rapor neticesinde mağdurenin nüfusa kayıtlı yaşının düzeltilmesini gerektirecek nedenlerin bulunması ve düzeltmeye kanuni engel olmaması halinde nüfus idaresi temsilcisinin katılımı ile mağdurenin doğum tarihinin de düzeltilmesi gerektiği düşünülmeden, düzenleyenler arasında radyoloji uzmanı bulunmayan Malatya Devlet Hastanesinin 01.03.2007 tarih ve 829 sayılı raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hükümlerin kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık … hakkında ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet etmek, sanıklar …ve … hakkında ise ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına iştirak suçlarından kurulan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.