YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1700
KARAR NO : 2012/6350
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
Cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; hakaret suçundan mahkûmiyetine dair … 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.03.2010 tarih ve 2009/1271 Esas, 2010/390 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında sonuç olarak adli para cezası verilmiş ise de; 5237 sayılı TCK.nın 125/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilmesi durumunda aynı Kanunun 50/2. maddesi uyarınca bu cezanın para cezasına çevrilemeyeceği, çevrilen para cezasının miktarı da hükmün temyiz kabiliyetini ortadan kaldırmayacağından, hükmün temyizi mümkün olduğu belirlenerek Tebliğnamedeki temyizin reddine yönelik düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (Uyap) üzerinden nüfus ve adli sicil kayıtları temin edilmiş olmakla bozma nedeni yapılmamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK.nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün CMK.nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin aynı Kanunun 289/1-g maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurularak, suç vasfı değişikliği olup olmadığı değerlendirilmeden TCK.nın 105/1. maddesi yerine TCK.nın 125/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanık hakkında hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.