YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10661
KARAR NO : 2021/15401
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada … 1. İş ile … 19.İş Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun’un 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
… 1. İş Mahkemesince, davalı …’ın cevap dilekçesinde sigorta kayıtlarında hata olduğunu, … ilinde hiç çalışmadığını beyan ettiği, … … … ünvanlı şirketin …/… adresinde olduğu, … … ünvanlı işyerinin …/… adresinde bulunduğu, davacının çalışmalarının geçtiğini iddia ettiği adreslerin … ilinde olduğu, davalı yanın usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
… 19. İş Mahkemesince, yetki itirazı ilk itiraz olup, en geç ön inceleme duruşmasında bu hususun karara bağlanması gerektiği, mahkemenin ilk itirazlar hakkında karar vermeden bu hususlara ilişkin uyuşmazlığı gidermeden tahkikat aşamasına geçemeyeceği, mevcut davada ilgili mahkemenin 07/05/2018 tarihli ön inceleme tutanağı ile tahkikat aşamasına geçtiği, bu halde mahkemenin kesin yetki halinin bulunmadığı mevcut davada kendisini yetkili görerek tahkikata başlayıp yargılamanın ilerleyen aşamasında yetkisizlik kararı vermesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı Kanunun Yetki itirazının ileri sürülmesi başlıklı 19. maddesinde, “Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” denilmektedir.
6100 sayılı HMK’nın 127. maddesinde, cevap dilekçesini verme süresinin, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğu, 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlar içinde sayıldığı ve 117/1.maddesinde de ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 64’üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7’inci maddesine dördüncü fıkra olarak, “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.” hükmü eklenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. ve devamı maddelerinde düzenlenen feri müdahale, hakkı veya borcu başkasının açtığı davanın sonucuna bağlı olan ya da davaya konu olan kararın aynen kalmasında veya iptalinde menfaati bulunan kimsenin duruma göre ya davacı veya davalı yanında yer almasını ifade eden bir usul hukuku müessesesidir.
Feri müdahalenin amacı, bir kimsenin, tarafı bulunmadığı bir davanın sonucunun ileride açacağı veya kendisine karşı açılacağı muhtemel olan başka bir davayı etkileyecek olması durumunda tarafı bulunmadığı bu davada da lehine olabilecek tüm bilgi, belge ve delillerin mahkemenin bilgisine ve değerlendirmesine sunabilmesine imkan sağlamaktır.
6100 sayılı Kanuna göre, feri müdahale talebinin kabulüne karar verilen üçüncü kişi, lehine müdahale talebinde bulunduğu tarafın yardımcısı konumuna girer ve onunla birlikte hareket eder. Feri müdahil, ancak lehine müdahale ettiği tarafın iradesine uygun olan işlemleri yapabilir. Hüküm, sadece lehine müdahalede bulunulan taraf hakkında verileceğinden bu hükme karşı temyiz yoluna başvurma hakkı da asıl tarafa aittir. Bununla birlikte asıl tarafın hükmü temyiz etmesi durumunda feri müdahilin de hükmü, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz etmesi mümkündür.
5521 sayılı Yasanın 7. Maddesine eklenen bu fıkra ile hizmet tespit davalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbar edilmesi mecburiyeti getirilmek suretiyle Kurumun yasal hasım olarak gösterilmesi yerine, işveren yanında feri müdahil olarak katılması öngörülmüş ve bu arada taraf olmaktan çıkartılarak hükmün infazında görevli olarak, kendine özgü bir statü ile yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi ondan bağımsız olarak kanun yoluna başvurabilmesi mümkün kılınmıştır.
Ne varki, anılan yasal düzenleme ile Sosyal Güvenlik Kurumu, taraf olmaktan çıkartıldığı için, bir davanın taraflarının bu sıfatla yapabileceği usuli işlemlerden olan yetkisizlik itirazında bulunabilme hakkının varlığını söylemeye olanak yoktur.
Bu maddi ve hukuki olgular ışığında 08.01.2018 tarihinde açıldığı belirgin olan eldeki davada, Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı konumunda değil feri müdahil konumunda olması gerektiği açık olup, açıklanan nedenlerle yetkisizlik itirazını ileri süremeyeceği ve diğer davalının da cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmadığı dikkate anlaşıldığından uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı … 1. İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nun 21 ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince … 1. İş Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.