YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1201
KARAR NO : 2013/13114
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçuna teşebbüs etmekten sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyeti ile diğer atılı suçtan beraatine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.03.2010 gün ve 2009/439 Esas, 2010/91 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
… Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.11.2009 günlü iddianamede sanığın 09.02.2009 gecesi kayden 15.05.1991 doğumlu olup 18 yaşını bitirmeyen mağdurenin arkasından yaklaşıp kalçalarını elleyerek kaçmak suretiyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği ve 09.04.2009 gecesi ise aynı mağdureyi takip eden sanığın kendisini fark eden mağdurenin hızlanarak oturduğu binaya girip kapıyı kapatması nedeniyle atılı suça teşebbüste bulunduğu belirtilerek cezalandırılmasının istenilmesine karşılık mahkemece 09.02.2009 tarihli eylemin suç tarihinin 09.04.2009 olarak ve 09.04.2009 günlü olayla ilgili beraat kararı verilirken ise hükme tamamen ilgisiz bir tarih olan 29.05.2009 tarihinin yazılması suretiyle hükümlerde karışıklığa yol açılması,
Sanığın 09.02.2009 gecesi 18 yaşını bitirmeyen mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylemden dolayı TCK.nın 103/1. maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK.nın 102/1. maddesi ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.