Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/3942 E. 2012/575 K. 31.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3942
KARAR NO : 2012/575
KARAR TARİHİ : 31.01.2012

Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’un yapılan yargılanması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.03.2007 gün ve 2005/148 Esas, 2007/134 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurun yaşına bir itirazın bulunmamasına ve onaylı nüfus kayıt örneğine göre 29.04.1991 doğumlu olup suç tarihinde 13 yıl 11 ay 11 günlük olup, 15 yaşını bitirmesine az bir süre kaldığından da söz edilemeyeceği cihetle tebliğnamedeki mağdurenin yaşının tespitine yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tanıklar mağdurun amcası … ve ağabeyi …’ın birbirlerini destekleyen anlatımları, mağdurenin beyanları ve tüm dosya içeriğine göre, olay günü sanık ve mağdur, sanığa ait evde iken daha önce kendilerinden şüphelenen tanık …’in onlara gözükmeden içeriye baktığında sanık ve mağduru kısmen çıplak olarak gördüğü, mağdurun herhangi bir direnmesi veya bağırmasının söz konusu olmadığı, bu tanığın kapıyı vurması üzerine yine mağdurdan herhangi bir tepki gelmediği ve sanığın mağdura, gelen kişiye görünmeden evden çıkmasını söylemesi üzerine mağdurun sessizce evden çıkıp gittiğinin anlaşılmasına göre, eylemlerin maddi cebir, tehdit ve hile ile işlendiği kanıtlanamadığından, alıkoyma eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan TCK.nın 430/2. maddesine temas eder nitelikte olduğu, tasaddi fiilinin de mağdurun olay tarihinde 14 yaşı içinde bulunması itibarıyla eylemin mefruz cebirle işlendiği belirlendiğinden anılan Kanunun 415/1. maddesine uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.