YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14051
KARAR NO : 2013/2313
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar … ve …’ın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.02.2012 gün ve 2011/139 Esas, 2012/77 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve sanık … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın 49/1. maddesinde “süreli hapis cezası Kanunda aksi belirtilmeyen halde 20 yıldan fazla olamaz” şeklinde temel cezanın üst sınırının düzenlendiği, 5237 sayılı TCK.nın bu haliyle ve 61. maddesinde cezanın belirlenmesi sırasında sonuç cezaya ilişkin sınırlayıcı bir hüküm ve netice cezada üst sınır içermediği, ancak 29.06.2005 gün ve 5377 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK.na eklenen 61/7. madde ile “süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza 30 yıldan fazla olamaz” şeklinde yeni bir düzenleme yapıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30.05.2006 gün 2006/147 Esas, 2006/149 sayılı Kararında da açıklandığı üzere 5377 sayılı ve 29.06.2005 günlü Kanun değişikliği öncesinde sonuç cezanın 20 yıl ile sınırlı olduğuna dair TCK.da hüküm olmadığı gibi, temel cezanın üst sınırının gösterilmediği durumlarda bunu 20 yıl ile sınırlayan 49/1. maddesinin sonuç cezayı da sınırlar şekilde yorumlanmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 3, 4, 6, 43/1, 62/1. maddeleri gereğince belirlenen 20 yıl 5 ay hapis cezasının aynı Kanunun 49/1. maddesi ile 20 yıla indirilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezanın 18 yıl 9 ay olarak belirlenmesi karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanık … müdafii ile sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet, re’sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.