YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10061
KARAR NO : 2012/10032
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
Cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 07.10.2008 gün ve 2008/744 Esas, 2008/885 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; sanığın aracıyla otobüs durağının önünden mağdureye bakarak geçtiği, arkasında bulunan polis aracının kendi aracını geçtikten sonra aracıyla durağa, mağdurenin yanına geri dönerek mağdurenin samimi anlatımına göre, yüzünde gülen bir ifade, lakayt bir şekilde tutum ve davranışlarıyla mağdureye hitaben “gideceğin yere götüreyim” dediği sanıkla mağdurenin daha önceden tanışmadıkları ve tüm dosya içeriği gözetildiğinde, sanığın genel davranışları ve sarf ettiği sözlerin, kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali niteliği taşımayan cinsel davranışlarla gerçekleştirilebilen ve mağdureyi cinsel yönden ahlak temizliğine aykırı olarak rahatsız eden eylemleri cinsel taciz suçunu oluşturduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, sanığın mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1-a, b, c, d, e fıkralarında belirtilen tüm haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, kanuna aykırı, sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölüm hükümden çıkarılarak
“sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usûl ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.