Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/9582 E. 2013/11024 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9582
KARAR NO : 2013/11024
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

Reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunmak ve rızasıyla kaçırıp alıykoyma suçlarından sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 416/son, 418/2, 430/2 ve 80. maddeleri uyarınca 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.1999 tarihli ve 1999/109 Esas, 1999/439 sayılı Kararını müteakip, hükümlünün adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine ilişkin, Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.08.2012 tarihli ve 2012/278 D. İş sayılı Kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar için bu kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ve 11.04.2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasa’nın 76. maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde, ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12. maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki ve 6290 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasında “ikinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, sanığa verilen cezanın Anayasa’nın 76. maddesinde yer alan mahkîyetlerden olup 6290 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca ancak aynı Kanunun 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle, söz konusu mahkûmiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi, 6290 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanunun geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 11.04.2012
tarihinden itibaren şartları oluştuğu takdirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği anlaşıldığından, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.07.2013 gün ve 94660652-105-70-5453-2013/10876/42330 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Hükümlünün alıkoyma suçunu oluşturan eyleminin 5237 sayılı TCK.da suç olmaktan çıkarılmış olmasına göre, 5352 sayılı Kanunun 12/2. maddesi gözetilerek bu suç bakımından adlî sicil arşiv kaydının silinmesi koşulları gerçekleşmiş ise de; 11.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde değişiklik yapılarak, adlî sicil arşiv kayıtlarının silinme koşulları yeniden düzenlenmiş olup; adlî sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işlemlerinin Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılmasının gerektiği anlaşılmakla, hüküm tarihindeki düzenlemeye göre, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.08.2012 tarihli ve 2012/278 D. İş sayılı Kararının CMUK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.