YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3378
KARAR NO : 2012/10569
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
Irza geçme ve reşit olmayan mağduru zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.10.2006 gün ve 2005/106 Esas, 2006/151 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesinde belirtilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanmaması hükümde tartışılmış olması karşısında, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinin sanık hakkında değerlendirmesi gerektiğinden bahisle tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.05.2010 gün 87-112 ve 23.02.2010 gün 230-32 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, mahkûm olunan ceza süresinin 2 yıl 2 ay 20 gün belirlenmesine karşın, cezanın ertelenmesiyle belirlenen denetim süresinin TCK.nın 51/3. maddesine aykırı olarak 2 yıl olarak öngörülmesi kanuna aykırılık oluşturduğu gibi bu husus aleyhe değiştirmeme yasağı kapsamında de değerlendirilemeyeceğinden hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümdeki cezanın ertelenmesiyle belirlenen denetim süresindeki “2 yıllık” ibaresinin çıkartılarak, bunun yerine hükme “2 yıl 2 ay 20 gün” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.