YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3300
KARAR NO : 2013/3200
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından (2 kez) sanıklar …, … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2007 gün ve 2007/338 Esas, 2007/493 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş, Dairemizin 15.10.2012 gün ve 2011/5201 Esas, 2012/9993 sayılı bozma Kararına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2013 tarih ve 2008/45166 sayılı itiraznamesi ile itiraz edilmesi üzerine, 05.07.2012 tarihli 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar uyarınca itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden Dairemizin 15.10.2012 gün ve 2011/5201 Esas, 2012/9993 sayılı Kararının CMK.nın 6352 sayılı Kanunla değişik 308. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılanların aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya içeriğinden, irade birliği içinde hareket eden sanıkların çocuk yaştaki mağdurlara yönelik cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini bıçak göstermek suretiyle tehdit ederek gerçekleştirmiş olmaları karşısında, eylemlerin TCK.nın 109/2. maddesindeki suçu oluşturduğu halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
TCK.nın 109/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezada artırım yapılırken aynı Kanunun 109/3. maddesindeki birden fazla artırım nedenlerinin bir arada bulunması teşdit uygulamasını gerektireceği halde, TCK.nın 109/3-a, 1093-b ve 109/3-f maddeleri gereğince ayrı ayrı artırım yapılarak hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
Sanıkların mağdurları bıçak göstermek suretiyle tenha bir yere götürüp alıkoyma eylemlerinin, mağdurların aralarında işaretleşip olay yerinden kaçmaları neticesinde sanıkların iradesi ve isteği dışında son bulduğunun anlaşılması karşısında dava konusu olayda uygulama alanı bulunmayan TCK.nın 110. maddesinin tatbiki suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıkların ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.