Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/8483 E. 2021/15834 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8483
KARAR NO : 2021/15834
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 2013/119 E. – 2017/473 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini, istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nce esastan reddine karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/119-2017/473 E/K sayılı kararının incelenmesinde,
Dava konusu … İli, … (…) İlçesi, … Mahallesi, 143 parsel sayılı, 5700 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 30/04/1968 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosu sebebiyle muris … adına tescil edildiği, intikal ve taksim sonrasında davacının 14/05/1997 tarihinde tamamına malik olduğu, taşınmazın tapusunun … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/293 E – 2007/459 K sayılı ilamı ile orman olduğundan bahisle iptal edildiği bu kararın 04/07/2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Orman sahası içerisinde kalan arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve TMK’nın 1007. maddesi gereğince açılan davada davacıların zararının oluştuğunun kabulü ile bedelin davalı …’den tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın değeri, 04/07/2008 itibariyle belirlendiğine göre hükmedilen tüm bedele bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği düşünülmeden, dava dilekçesindeki bedel için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendinden (TL’nin 10.000,00.-TL’sine dava tarihinden itibaren 98.585,00.-TL’sine ise) ibaresinin çıkarılmasına, yerine (TL’ye) ibaresinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 23/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.