YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3255
KARAR NO : 2013/11996
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2010 gün ve 2002/56 Esas, 2010/160 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesine göre itiraza tâbi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK.nın 264. maddesi gözetilerek temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli karar da verilebileceğinden, incelemenin sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükmün verildiği duruşmada hazır olamayan sanık yerine müdafiine esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra başka işlem yapılmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin dosyadaki onaylı nüfus kayıt örneği ve eklerine göre, doğum tarihinden 10 yıl sonra babasının beyanı üzerine nüfusa tescil edildiği, sanık ve müdafii tarafından da mağdurenin yaşı konusunda itirazda bulunulduğu, mahkemece de bu konuda araştırma yapılmasına karar verildiği, ancak yapılan tüm araştırmalara rağmen mağdureye ulaşılamaması nedeniyle rapor aldırılamadığı, gerçek yaşının tespiti için verilen ara karardan da vazgeçilmediği, mağdurenin mevcut yaşı itibarıyla çektirilecek kemik grafileri ile bilinen Adli Tıp uygulamaları ile sağlıklı şekilde yaş tespitinin yapılmasının tıbben mümkün bulunmaması nedeniyle, mağdurenin doğumunu bilen kişiler ile annesinin bu hususta tanık sıfatıyla dinlenmesi, nüfus aile kayıt tablosundaki diğer kardeşlerin durumunun da gözetilmesi, aşı, okul kayıtları gibi diğer belgeler ve deliller ile gerekli araştırma yapılarak, mağdurenin gerçek yaşının saptanmasından sonra, suç niteliğinin ve sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, bu yöndeki sanık ile müdafiin talepleri de dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.