Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1673 E. 2012/2238 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1673
KARAR NO : 2012/2238
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

KARARA

Irza geçme suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; mağdurenin yaşının düzeltilmesine sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyetine ve manevi tazminatlara dair Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.04.2006 gün ve 2005/393 Esas, 2006/128 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve davalı … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin 23.11.1987 olan doğum tarihinin 23.11.1986 olarak tashihine ilişkin verilen 03.06.2004 tarihli ilk hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından lehe yasa değerlendirmesi için iade edilip hüküm kesinleşmediğinden, davalı … müdürlüğünün temyiz talebinin reddini isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 24.03.2004 tarihli raporunda kayden 13.11.1987 doğumlu olan mağdurenin 01.08.2002 tarihinde radyolojik olarak 17 yaş içerisinde olduğu ancak 21.01.2004 günü yapılan muayenesinde fizyonomik olarak nufüs kaydına uygun yaşta gözüktüğü, bazen kemik yaşının hormon ve beslenme gibi faktörlerin tesiriyle gerçek yaşa göre farklılık gösterebileceği bu durumun mahkemece göz önüne alınmasının uygun olduğunun belirtildiği, Ünye Devlet Hastanesinden alınan 24.12.2002 tarihli raporda ise mağdurenin 18.12.2002 tarihi itibarıyla 16 yaşa uygun oduğunun, Şişli Etfal Hastanesinin 15.01.2004 tarihli raporunda da 16-17 yaş ile uyumlu olduğunun belirtildiğinin görülmesi karşısında kayda uygun olan doğum tarihi ile sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine mağdurenin 13.11.1987 olan doğum tarihinin 13.11.1986 olarak tashihi ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve davalı … müdürlüğünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.