Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/7638 E. 2022/487 K. 18.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7638
KARAR NO : 2022/487
KARAR TARİHİ : 18.01.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından (1) adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçluların icra mahkemesine başvurularında alacaklı ile aralarında imzalanan 09/01/2018 tarihli “Gayrimenkul Satış Sözleşmesi” gereğince takip konusu senedin teminat amacıyla verildiğini ileri sürerek takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurdukları, ilk derece mahkemesince; dayanak senet üzerinde teminat için verildiğine dair bir ibare bulunmadığı, borçlular tarafından senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, sunulan sözleşmede de herhangi bir atıfta bulunulmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, borçlular tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; borçluların istinaf başvurusunun kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Borçluların icra mahkemesine başvurusu İİK’nun 169. maddesi uyarınca, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın İİK’nun 169/a maddesi gereğince incelenmesi gerekmektedir.
İİK’nun 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir.
HGK’nun 14/03/2001 tarih, 2001/12-233 ve 20/06/2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda; 09/01/2018 tarihli “Gayrimenkul Satış Sözleşmesi” başlıklı belgede takibe dayanak bonoya açık bir atıf bulunmadığı gibi teminat olarak verildiği hususunda da net bir ifadenin yer almadığı, teminat amacıyla herhangi bir senet verildiğinin yazılı olmadığı, alacaklının cevap dilekçesinde de senedin teminat senedi olarak verildiğine yönelik bir kabulünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; yukarıda izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın reddine ilişkin kararı yerinde olmakla Bölge Adliye Mahkemesince borçluların istinaf talebinin esastan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 20/04/2021 tarih ve 2020/2049 Esas – 2021/1213 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.