YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/509
KARAR NO : 2013/5632
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.05.2011 gün ve 2008/638 Esas, 2011/248 Karar sayılı hükmün kesinleştirilip infaza verilmesinden sonra sanık müdafiin eski hale iade talebi üzerine, aynı Mahkemenin 01.08.2011 tarihli Ek Kararı ile eski hale getirme talebi kabul edilerek, yeniden kararın sanık müdafıine tebliği üzerine hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Eski hale getirme şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirerek kabulüne ya da reddine dair karar verme yetkisi Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğundan, mahkemece verilen eski hale getirmenin kabulüne dair 01.08.2011 tarihli Ek Kararın hukuki değerden yoksun olup yok hükmünde olduğu, gerekçeli kararın sanığın hastanede yattığı sırada kardeşine tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından; 05.05.2011 tarihli hükme yönelik sanık müdafiin eski hale getirme niteliğindeki talebinin kabulü ile ıttıla üzerine yaptığı temyizinin süresinde olduğuna karar verilerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık müdafii tarafından temyiz aşamasında sunulan ve başka bir dosya kapsamında … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 16.12.2011 tarihli raporda, sanığın halen ve 02.05.2011 tarihinde işlediği iddia olunan cinsel taciz suçlarına karşı akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam olarak algılayamayacağı, bu fiile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu ve TCK.nın
maddesi kapsamında bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın 5237 sayılı TCK.nın 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına engel veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltacak bir akıl hastalığına düçar olup olmadığının raporla tespiti ile gerektiğinden Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan mütalaa alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın, mağdurenin vücut dokunulmazlığını ihlal etmeksizin yanına çağırarak cinsel organını gösterdiği olayda, bedensel temas içermeyen eyleminin TCK.nın 105/1. maddesinde öngörülen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nın 103/1. maddesinde düzenlenen cinsel istismar suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.