Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/7010 E. 2021/6913 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7010
KARAR NO : 2021/6913
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.11.2019 tarih ve 2019/243 E. – 2019/378 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan genel nakdi gayri nakdi kredi sözleşmesini diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ödemelerin aksaması üzerine hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, akabinde 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sözleşmeden doğan borcun fazlasıyla ödendiğini, davalı şirketin borçlu olmadığı gibi alacaklı durumunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin davacı bankadan ticari kredi kullandığı, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, borçlunun borcunu ödediğini ispat edemediği, kredinin ticari olmasından dolayı asıl borçlu ile birlikte kefile de müracaat edilebileceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne, borçlu davalıların Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/8035 esas sayılı takip dosyasında yaptıkları itirazın iptaline, takibe 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54 faiz işletilmesine, asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Ayrıca, 6100 sayılı HMK’nin 445. maddesinde dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak verilerin kaydedileceği ve saklanacağı, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yönetilmesine Dair Yönetmelik’in “Hükmün Korunması” başlıklı 214. maddesinde de elektronik ortamda hazırlanan hükmün, hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP veri tabanında saklanacağı, ayrıca hükmün çıktısının hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından imzalanıp mahkeme mührüyle mühürlenerek karar kartonunda muhafaza edileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, davanın fiziki dosyası içerisinde bulunan kısa kararda, “1- Davanın kısmen kabulü ile,
Borçlu davalıların Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/8035 esas sayılı takip dosyasında yaptıkları itirazın kısmen iptaline,
Takibe 100.000,00 TL asıl alacak 171.600,00 TL işlemiş faiz, 8.580,00 TL BSMV olmak üzere toplam 280.180,00 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin işleminin reddine,
….” şeklinde hüküm oluşturulduktan sonra mahkemece UYAP çıktısı üzerinden düzeltme yapılarak “1-Davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile borçlu davalıların Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğünün 2011/8035 esas sayılı takip dosyasında yaptıkları itirazın iptaline, takibe 100.000,00-TL asıl alacak (171.600,00 TL işlemiş faiz, 8.580,00 TL BSMV olmak üzere toplam 280.180,00 TL) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine” şeklinde karar verilmiştir. Ancak aynı celsenin UYAP versiyonunda ise kısa kararın düzeltmeden önceki yukarıda belirtilen hali yer almaktadır. Kısa kararın düzeltme yapılan fiziki dosyadaki haliyle ise gerekçeli karar düzenlenmiştir. Bu durumda, hukuken geçerli olanın UYAP kaydı olduğu gözönüne alındığında, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki olduğu anlaşılacaktır. Hükmün sarih olması gerektiği hususu gözetilmeden açıklanan şekilde çelişkili hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Bundan başka somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde, takibe itirazın iptalini talep etmiş, 16.04.2015 tarihli celsede ise “asıl alacağımızın 100.000,00 TL’si üzerinden davamızın kabulüne karar verilsin” beyanında bulunmuşlardır. Buna rağmen, yukarıda belirtildiği gibi geçerli kabul edilen UYAP’ta kayıtlı kısa kararda, mahkemece talep aşımı oluşturacak şekilde, davanın kısmen kabulü ile faiz ve BSMV kalemleri bakımından da hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 07/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.