YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9249
KARAR NO : 2013/2264
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ve …’in bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.09.2008 gün ve 2006/288 Esas, 2008/282 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın UYAP’tan nüfus kayıt örneğinden hükümlerden sonra 12.01.2011 tarihinde öldüğü anlaşılmakla 5237 sayılı TCK.nın 64/1. maddesi uyarınca bir karar verilmesi lüzumu bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK.nın 64 ve CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
Mağdurenin ruh sağlığı raporu, Adli Tıp Kurumu Kanunun 7 ve 23. maddelerine uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulundan alınmışsa da, mağdurenin ruh sağlığı bu olay nedeniyle bozulmuş olsa da, olmasa da 765 sayılı TCK sanığın lehine olup sanık hakkında uygulanacak lehe kanun değişmeyeceği gibi karşı temyiz de bulunmadığından tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Savunma, hükümden sonra öldüğü anlaşılan sanık …’ın anlatımları, hakkında beraat kararı verilen diğer sanıkların beyanları ve tüm dosya içeriğinden, nüfus kaydına göre olay tarihinde 14 yaşını doldurup 15 yaşının içerisinde olan mağdurenin, aralarında gönül ilişkisi bulunduğu anlaşılan sanık … ile buluştuklarında sanığın da yanlarında bulunduğu, … ve mağdurenin nereye gidebileceklerini konuştukları esnada sanığın, kendilerine hakkında beraat hükmü verilen Güler’in evine gidebileceklerini söyleyip birlikte bu eve gittikleri, … ve mağdurenin perdeyle bölünmüş odanın bir bölümünde kalıp, …’ın mağdureye livatada bulunması eyleminde, mağdureye karşı herhangi bir zor veya tehditte bulunulduğunun kanıtlanmadığı, mağdurenin yaşı gereği livata eyleminin mefruz cebirle işlendiği ve alıkoymanın da rızaya dayalı olduğu ve 765 sayılı TCK.nın 414/1 ve 430/2. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.