YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/36585
KARAR NO : 2021/13668
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Sanık müdafisinin temyiz dilekçesini UYAP ortamından 01.12.2020 günü 23:34:09 saatinde gönderdiğinin ve temyiz talebinin süresinde olduğunun anlaşılması karşısında, temyiz talebinin reddi gerektiği konusunda görüş beyan eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek ve sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 27.12.2021 tarihinde Üye …’ın karşıoyu ile oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ve katılanın aynı Limited Şirketin %50 ortağı oldukları, ticaret siciline ve beyanlarına göre her ikisinin de, şirket müdürü ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmıştır.
Sanığın şirketin hesabından kendi şahsı adına kiraladığı şans oyunları standı kira ve aidatları şirket hesabından ödeme yapması eyleminin mahkemece hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu oluşturduğu ve bu suçtan kurulan mahkumiyet kararının onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu; başkasının mallarını iade etmek için kendisine tevdii ve teslim edilen eşya hakkında işlenebilir. Ayrıca aralarında bir güven ilişkisinin bulunması gerekir. Somut olayda ise, sanık ve katılan aynı şirketin %50 ortağı ve aynı yetki ve görevleri olan müdürleridir. Aralarında şirket malının güvene dayalı bir teslim söz konusu değildir. Sanıkta katılanda şirkette eşit hak ve sorumluluklara sahiptirler. Katılanın sanığa verdiği bir hak ve yetki söz konusu değildir. Şirketin bütün işlemleri yönünden eşit haklara sahiptirlar. Sanığın tek başına yaptığı ve elde ettiği menfaat hukuka aykırılık teşkil edebilir. Bu hukuka aykırılık ayrıca ceza hukukunu ilgilendiren bir aykırılıkta değildir. Somut olayda sanığın katılanı hile yoluyla kandırması da söz konusu olmayıp dolandırıcılık suçunu da oluşturmaz. Sanık ile katılan arasındaki ihtilaf hukuki niteliktedir. Bu itibarla sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.