Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/4117 E. 2022/149 K. 10.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4117
KARAR NO : 2022/149
KARAR TARİHİ : 10.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde,
5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından, sanık ve müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, mercide yanılma nedeniyle CMK.nın 264. maddesi gözetilerek sanık ve müdafinin temyiz isteminin itiraz olarak kabulü ile gereğinin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın mahalline İADESİNE,
2)Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde,
a-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34/1.ve230.maddesleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden Anayasa ve 5271 sayılı Kanunun amir hükümlerine aykırı şekilde müştekilerin kolluk aşaması ile soruşturma kovuşturma aşamalarında çelişen beyanlarından neden kolluk aşamasındaki beyanlara üstünlük sağlandığı ve hükme esas alındığı açıklanmadan hüküm kurularak, CMK.nın 230/1-b maddesine aykırı davranılması,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, fiilin nitelik yönünden bölünmek suretiyle, aynı fiilden dolayı iki ayrı karar verilmesi Ceza Muhakemesi Kanunun 225/1. maddesine aykırılık oluşturacaktır.
Somut olayda;
Olay tarihinde sanığın, aynı meskende yaşadığı annesi ve kardeşlerinin, eşiyle yaşadığı tartışma üzerine olay yerine gelip müştekileri bir odada toplayabilmek amacıyla ittiği ve BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın eyleminin kül halinde cebir ve tehdit kullanmak suretiyle ve silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, yaralamanın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu gözetilmeden iki ayrı suçtan hüküm kurulması suretiyle CMK.nın 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,
c-Uygulamaya göre de;
1-Kız kardeşleri ile eşi arasında meydana gelen kavga nedeniyle fiili gerçekleştiren sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/14-710 Esas, 2015/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sanığın, mağdurları hürriyetinden yoksun kılmayı sağlamak amacına yönelik basit yaralama eylemlerinin TCK.nın 109/3. maddesinde belirtilen cebir içerisinde kalması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmadığı gözetilmeden, mağdurları soruşturma başlamadan serbest bırakan sanık hakkında TCK.nın 110.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüşmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.