Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/6359 E. 2013/9711 K. 25.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6359
KARAR NO : 2013/9711
KARAR TARİHİ : 25.09.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.01.2013 gün ve 2011/78 Esas, 2013/5 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün yapılan incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanığın ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın, olay günü kapıcısı olduğu apartmanda ailesiyle birlikte oturan mağdureyi çatı katına çıkartıp burada katılan mağdurenin taytının içerisine elini sokarak cinsel organını ellemesi şeklindeki eylemine ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca ”travma sonrası stres bozukluğu oluştuğu” yönünde rapor düzenlenmiş ise de; sanık tarafından işlenen dokunma, sıkma, öpme gibi ani nitelikteki, devamı bulunmayan, kesik biçimde gerçekleştirilen hallerde mağdurenin olayın üçüncü kişilerce duyulması üzerine ruhsal durumunun etkilenmesi nedeniyle duyduğu üzüntü ve sıkıntı sonucunda ortaya çıkan halin ruh sağlığı bozukluğu olarak değerlendirilemeyebileceği ve TCK.nın 103/6. maddesinde öngörülen netice sebebiyle ağırlaşmış hal maddesinin cinsel istismar eyleminin ağır boyutlara ulaşması, ısrarla gerçekleştirilmesi ya da suçun nitelikli halinin işlenmesi nedeniyle gerçekleşebilecek bir sonuç olabileceği gözetilmeden mağduredeki halin bir ruh sağlığı bozulması mı yoksa suç nedeniyle ruh sağlığının etkilenmesi mi olduğunun saptanması ve rapordaki sonucun dayandığı verilerin
açıkça yazılması yerine eksik ve yetersiz adli tıp raporuna dayanılarak ceza belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.