Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/24575 E. 2011/9055 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24575
KARAR NO : 2011/9055
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık,resmi evrak tanzimi sırasında yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında resmi evrak tanzimi sırasında yalan beyanda bulunmak eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosyada mevcut 19.09.2007 tarihli adli sicil kaydında gözüken … 3. Sulh Ceza Mahkemisinin 19.10.2001 tarih ve 2001/346 esas 2001/1249 karar sayılı ilamıyla verilmiş olan erteli para cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 81/1-3. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘765 sayılı TCK’nın 81/1-3. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mağdura karşı hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanığın, mağdura ait mobiletini Tedaş faturasını ödemek için yola bıraktığı sırada çalmak eylemine uyan ve dava zamanaşımı bakımından lehe olan 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 04.04.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, CMK.’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.12.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.