YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6964
KARAR NO : 2012/4621
KARAR TARİHİ : 20.04.2012
Cinsel taciz suçundan sanık … ’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2008 gün ve 2007/746 Esas, 2008/274 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müşteki tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
07.02.2008 ve 22.02.2008 tarihli duruşmalarda sanıktan şikâyetçi olduğunu beyan eden müştekiye CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de;
CMK.nın 260. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören müştekinin şikâyetçi olduğunu beyan edip hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi gereğince müşteki …’ın davaya katılmasına karar verilip katılanın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçun oluşumuna etkisi bakımından sanığın nüfus kaydı ve buna uygun adli sicil kaydı temin edilmeden hüküm kurulması,
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, mağdureye değişik zamanlarda aşkını ısrarla ifade edecek nitelikte mektup ve telefon mesajları göndermek suretiyle onu birden fazla taciz eden sanık hakkında tayin edilen cezanın TCK.nın 43. maddesi ile artırılmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu,
manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve olayda katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, CMK.nın 231. maddesindeki diğer şartlar da tartışılıp cezanın ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesinden önce, 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi de gözetilerek bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, sanığa verilen hapis cezasının ertelenmiş olması ile katılanın zararının giderilmemesi nedenlerine dayanılarak sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 15.07.2011 gün ve 1364 sayılı kararı ile … ilçesi asli teşkilatı kapatıldığından dosyanın İstanbul 21. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.