Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/4550 E. 2013/10080 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4550
KARAR NO : 2013/10080
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2009 gün ve 2007/174 Esas, 2009/280 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yüksek Öğretim Kurumları veya birimlerinden, bir çocuk psikiyatri uzmanın zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre, mağdurenin yaşı da gözetilerek suç tarihinden itibaren en az 6 ay süre geçtikten sonra yapılacak muayeneye sonrasında eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor aldırılarak sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekmesine karşın, Norveç vatandaşı olup halen ülkesinde bulunan mağdure Jeanette hakkında olaydan bir gün sonra 06.07.2007 günü alınan Alanya Devlet Hastanesi psikiyatristi tarafından düzenlenen raporda ruh sağlığının böyle bir olayda bozulabileceğinin belirtildiği, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 24.07.2007 günlü raporunda da aktif stres belirtileri teşhisi nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu Başkanının 17.04.2009 günlü yazısında ise mağdurenin muayenesi yapılmadan dosya üzerinden rapor düzenlenemeyeceğinin açıklanmasına göre, mağdurenin halen ülkesinde bulunması nedeniyle muayenesi yapılarak rapor alınması konusundaki güçlük, kaldı ki eylem nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair rapor alınsa dahi suç tarihinden bu yana geçen yaklaşık 6 yıllık süre de …
gözetildiğinde böyle bir raporun sanık aleyhine yorumlanamayacağı da dikkate alınarak sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.