YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1728
KARAR NO : 2012/1854
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
Irza geçme ve reşit olmayan kimseye zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarıdan mahkûmiyetlerine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.12.2005 gün ve 2005/354 Esas, 2005/355 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/1. maddelesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, mahkûmiyet kararı tarihi olan 06.12.2005’den inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5230 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Onaylı nüfus kayıt örneğine göre 15.06.1992 tarihinde doğumlu olup suçun başlangıcında yaşı 11 yıl 11 ay 18 gün olan mağdurenin bu yaşını doldurmasına çok az bir sürenin kaldığı, dosya içeriğine göre suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 431. maddesinde öngörülen suçun oluşumuna ve unsuruna etkisi bakımından yaşı üzerinde durularak, aile nüfus kaydı ile doğum kaydı getirtilip, resmi bir sağlık kuruluşunda doğmadığının anlaşılması halinde içlerinde radyoloji uzmanı da bulunacak bir sağlık kurulundan rapor alınması gerektiğinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan görüş alınarak mağdurenin gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.