Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/5834 E. 2012/10139 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5834
KARAR NO : 2012/10139
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından sanıklar … ve …’un, yaralama suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair … (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.01.2012 gün ve 2011/165 Esas, 2012/5 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükümde, her ne kadar TCK.nın 86/3. fıkrasının (a) ve (e) bendlerinde yazılı hususlar mahkemece teşdit nedeni olarak gösterilmiş ise de, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayini bu nedenlerle dosya içeriğine uygun bulunmuş olup tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece sanık … hakkında yaralama suçunu üst soya karşı ve silahla işlemesi nedeniyle temel cezada artırım yapılırken TCK.nın 86/3. fıkrasının (a) ve (e) bendleriyle uygulama yapılması yerine, karar yerinde aynı fıkranın (a) ve (b) bendlerinin gösterilmesi ve anılan fıkralarla yapılan artırım sonucu hapis cezasının 1 yıl 15 ay yerine 2 yıl 3 ay olarak tayini suretiyle fazla ceza verilmesi,
Sanıkların kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak TCK.nın 53/1-c maddesindeki haklardan kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, aynı haklardan kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, kendi alt soyu dışındakileri ayrı tutmaksızın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına hükmedilmesi,
İştirak halinde suç işlemiş olan sanıklar … ve … haklarında ve ayrıca yaralama suçunu işleyen sanık … hakkında yargılama giderlerinin ayrı ayrı payları oranında sorumlu tutulmaları yerine müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükümde yer alan “ suç üst soya silahla işlendiğinden TCK.nın 86/3-a-b fıkrası gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin bölüm ve sanıklar haklarında hüküm fıkralarında yer alan, 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesine ilişkin bölümler ile yargılama giderlerine ilişkin bölümde yer alan “…müştereken ve müteselsilen tahsiline” ibarelerinin hükümden çıkartılarak, sırasıyla yerlerine “Suç, üst soya karşı silahla işlendiğinden TCK.nın 86/3-a-e fıkrası gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına”, sanıkların 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ve “…ayrı ayrı payları oranında tahsiline” ibareleri eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

TCK.nın 86/3. maddesinde “kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır” hükmü öngörülmüştür.
Mahkeme, sanık …’ın babası olan mağdur …’a yönelik yaralama eylemi nedeniyle 86/1. maddesi uyarınca belirlediği cezada, sanığın eylemi üst soya karşı, silahla işlemiş olması gerekçesiyle teşdit uygulamasında bulunmuş, sanık hakkında 1 yıl 6 ay hapis cezası takdir etmiştir.
Cezaların belirlenmesine ilişkin TCK.nın 61. maddesine göre “Hakim somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.”
Aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca ise, “Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hâllerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.”
Maddenin bu fıkrasına ilişkin gerekçede “maddenin birinci fıkrasında temel cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak hususlardan bazıları, özel suç tanımlarında cezanın arttırılmasını veya azaltılmasını gerektiren nitelikli unsurlar olarak belirlenmiş olabilir. Bu durumda söz konusu nitelikli unsurlar, birinci fıkraya göre temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınmayacaktır. Bu düşüncelerle maddenin ikinci fıkrasında mükerrer değerlendirme yasağı vurgulanmıştır.” ifadelerine yer verilmiştir.
Buna göre, mahkemenin 86. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yapmak durumunda olduğu arttırımı, 61/1. madde kapsamında değerlendirmemesi ve mükerrer değerlendirme yasağına uyması, temel cezayı belirlerken 61/1. maddede öngörülen ölçütleri göz önünde tutması gerekir.
TCK.nın 86. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen bentlerden birden fazlasının ihlal edilmiş olduğu eylemlerde, 61/1. maddede öngörülen haller değerlendirilerek temel ceza belirlendikten sonra bu cezadan, 86/3. maddedeki ihlal sayısınca yarı oranında artırım yapılması ve bu artırım miktarlarının toplanması suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi yerine, birden fazla bendin ihlalini oluşturan hallere ilişkin artırımın, 61. madde uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında gözetilerek alt sınırdan ayrılınması suretiyle yapılması, hakimin takdir hakkını alt sınırdan fazlaca uzaklaşarak da sonuca ulaşabileceği gözetildiğinde sanık aleyhine bir durum da oluşturulabilecektir. Nitekim inceleme konusu olayda mahkeme, sanığa, babasını silahla yaralaması nedeniyle TCK.nın 86/1. maddesi uyarınca eylemi silahla, üstsoya karşı işlediği gerekçesine dayanarak 1 yıl 6 ay ceza vermiş, bu cezayı aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca yarı oranında, 9 ay arttırmak suretiyle mükerrer değerlendirme yasağına aykırı olarak, eylemin silahla üstsoya karşı işlendiği gerekçesiyle yarı oranında arttırarak 2 yıl 3 ay olarak belirlemiştir.
61/1. madde uygulanmasına ilişkin başka bir neden gösterilmediğine göre, cezanın alt sınırdan belirlenmiş olduğu varsayıldığında, 1 yıl hapsin yarı oranında iki kez oranında artırılması halinde sonuç ceza 1 yıl 12 ay olacak ve bu durum hem Kanunun sistematiğine hemde hakkaniyete uygun bir hal alacaktır.
Açıkladığım nedenlerle inceleme konusu kararda mahkemenin, sanığın yaralama eylemini üstsoya karşı bıçakla işlenmesini gerekçe göstererek TCK.nın 86/1. maddesi uyarınca temel cezayı alt sınırdan ayrılmak suretiyle belirlemesi sonrasında, uygulanması zorunlu olan aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca artırıma tâbi tutması, 61. maddenin 3. fıkrasında öngörülen mükerrer değerlendirme yasağına aykırıdır.
Cezanın, 61/1. maddedeki ölçütler gözetilerek 86/1. maddesi uyarınca belirlenmesinden sonra, bu ceza üzerinden 86/3. fıkrada ihlal bent sayısı kadar yarı oranında artırım yapılıp, sadece arttırım miktarlarının tolanması ile bulunacak hapsin, temel cezaya eklenmesi ile belirlenecek sonuç cezanın hakkaniyete ve Kanuna uygun olacağı kanaatinde olduğumdan ve cezanın, mahkemece gerekçede belirtilmediği halde, suçun işleniş biçimi, suç konusunu önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ağırlığı vb. gerekçelerle dosya içeriğine uygun olduğunun kabulüyle yapılan değerlendirme sonucu, sanık aleyhine eleştirili onanması kararına katılamıyorum.