YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/620
KARAR NO : 2012/5020
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar … ve …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2009 gün ve 2008/210 Esas, 2009/445 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafileri tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 18.04.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …… hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık … müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bu gün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık Abdülkadir müdafiin duruşmalı inceleme isteminin de verilen ceza miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, bu sanık yönünden de incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 07.11.2008 tarihli raporunda mağdurun sanık … ile ilgili 26.03.2008 tarihli ifadesine yer verildiği, sonuç kısmında da sanık …’ın 21.03.2008 tarihli eylemi nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi, rapordan sanık …’in eylemlerinin ruh sağlığının bozulmasına etkisi olup olmadığının anlaşılamaması, ayrıca raporun düzenlenmesinde çocuk psikiyatrisi uzmanının görev almamış olması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatrisi ve 2 Adli Tıp uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın sanıkların tüm eylemlerinin birleşmesinden mi, yoksa sanıklardan birinin eylemlerinden mi kaynaklandığı, bozulmanın hangi sanık ya da sanıkların eylemlerinden kaynaklandığı hususunu tefrik etmenin mümkün olup olmadığı hususunda yeniden rapor alındıktan sonra, sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hükme varılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.