YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1390
KARAR NO : 2012/1177
KARAR TARİHİ : 10.02.2012
KARAR
Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’nün bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.12.2005 gün ve 2005/339 Esas, 2005/491 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
5252 sayılı Kanunun 9/3 ve CMK.nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; sanığın ırza geçme eyleminin karşılığı olan 5237 sayılı TCK.nın 103/2 ve 62. maddelerinin alt sınırlardan uygulanması halinde dahi 765 sayılı TCK.nın sanık lehine olduğunun açıkça anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında temel ceza 765 sayılı Kanuna göre belirlendiği halde, karma uygulama yapılarak, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna; sanığın tutuklu ve göz altında kaldığı sürelerin de 5237 sayılı TCK.nın 63. maddesi uyarınca mahsubuna karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafıin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı -2-
gerektirmediğinden, CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümün 3. bölümünde yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi uyarınca verilen hak yoksunluğuna ilişkin paragraf hükümden çıkartılarak, yerine “sanık hakkında 765 sayılı TCK.nın 31. maddesinin uygulanmasına”, hükmün 5. bölümünde yer alan “5237 sayılı TCK.nın 63. mad.” ibaresi çıkartılarak yerine “765 sayılı TCK.nın 40. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanı rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 25.06.2002 tarihinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…