YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6514
KARAR NO : 2022/178
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma (iki kez)
HÜKÜM : Sanık hakkında katılan …’a yönelik eyleminin icbar suretiyle irtikap, katılan …’a yönelik eyleminin ise hatadan yararlanmak suretiyle irtikap suçlarını oluşturduğu kabulüyle ayrı ayrı mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve kabul kısmında ikna suretiyle irtikap suçunun uygulama maddesinin 250/2 yerine 102/2 olarak gösterilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihlerinde Sosyal Güvenlik Kurumu Salihli Merkez Müdürlüğünde geçici görevle çalışan sanığın, katılan …’dan emeklilik işlemlerini gerçekleştirmek amacıyla işlem ve masraf parası adı altında 1500 TL alarak adı geçenin hatasından yararlanmak suretiyle irtikap suçunu işlediği, ayrıca diğer katılan …’dan kısa sürede emekli olabilmesi için 1000 TL para istediği ve icbar yoluyla bu parayı aldığı kabul edilen somut olayda; Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde memur olarak çalıştığı belirtilen ancak dosya kapsamında görev belgesi olmayan sanığın, suç tarihlerinde SGK Salihli Merkez Müdürlüğünün hangi biriminde çalıştığı, emeklilik işlemlerine ilişkin görevinin bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili kurumdan sorulup, hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun ve suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, somut olayın oluş şekline göre sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği gibi Yasa’nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışlarının bulunmadığı, bu itibarla cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, katılan …’a yönelik sabit görülen eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranması için kamu görevlisinin çıkar sağlaması suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
TCK’nın 250/3. madde ve fıkrasında düzenlenen kişinin hatasından yararlanmak suretiyle irtikap suçunun yasal unsurunun gerçekleşmesi için failin zorlayıcı veya ikna edici hiçbir davranışı olmamasına rağmen herhangi bir sebepten, yani kişinin bilgisizliği, tecrübesizliği veya hatasından yararlanarak menfaat temin etmesi ve mağdurun düştüğü bu hatada sanığın bir etkisinin bulunmaması gerektiği halde, kamu görevlisi olan sanığın, kendisine başvuran katılan …’a yapacağı işlem ve masraf karşılığında suça konu paranın kendisine ödenmesi gerektiğini söylemesi karşısında, eyleminin ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğunun nazara alınmaması,
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da benzer şekilde belirtildiği üzere, irtikap suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olması karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin suçun mağduru değil, zarar göreni olacağı nazara alınarak, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılarak hüküm kurulması gerekirken, irtikap suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
Sanık hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan hükümde; hesap hatası sonucu 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini ile Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
İcbar suretiyle irtikap suçunu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar kadar ve keza hatadan yararlanmak suretiyle irtikap suçunu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına
karar verilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar ayrı ayrı olmak üzere bu hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 11/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.