YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/898
KARAR NO : 2022/176
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.05.2018 tarih ve 2014/518 E. – 2018/511 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.12.2019 tarih ve 2018/1484 E. – 2019/1607 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 11.01.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 1999 yılında kurulmuş ve ticari faaliyetini Türkiye’nin en çok ziyaret edilen internet siteleri arasında yer alan www.mynet.com internet sitesi üzerinde sürdürmekte olduğunu, internet sitesi üzerinde başta online oyun servisi olmak üzere 30’un üzerinde farklı servis altında internet kullanıcılarına hizmet sunduğunu, çok yüksek bütçelerle reklam ve tanıtım çalışmaları yaptığını; davalı şirketin, müvekkilinin en temel faaliyet alanlarından biri olan online oyun alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin hissedarından olan …’in 01.04.2006 -17.03.2008 ve 01.03.2010 – 05.08.2010 tarihleri arasında, yani davalı şirketin kuruluşundan çok kısa bir süre öncesine kadar, müvekkiline proje tasarım ve yaratılması konusunda danışmanlık hizmeti verdiğini, …’in davalı şirketin kurulmasından kısa bir süre sonra müvekkilinin online oyun alanında tüm ticari sırlarına ve pazarlama stratejilerine sahip müvekkilinin online oyun servisinde çalışan 9 kişiyi yüksek ücret teklif ederek davalı şirkete transfer ettiğini, müvekkilinin, 17.08.2010 tarihinde “ÇANAK OKEY” isimli online oyunu facebook üzerinde yayına aldığını, Mynet Çanak Okey’in kullanıcılarına “MynetLira” (ML) satışı sağlayarak, kullanıcıların ML baremli istedikleri oyun odalarına girmelerini ve oyun oynamalarının sağlandığını, oyunun çok kısa bir sürede aktif kullanıcı sayısını hızla artırdığını ve ülkemizde oldukça yüksek bir bilinirlik düzeyine ulaştığını, ayrıca www.canakokey.com alan adlı internet sitesinin 11.08.2010 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını ve oyun sitesi üzerinde de yayına alındığını, davalı şirketin ise, kamuoyunda okey olarak bilinen oyunu, 18.01.2011 tarihinde facebook üzerinde “OKEY PLUS” adı altında yayına aldığını ve oyunu sürekli olarak bu ad altında yayınladığını, 21.11.2013 tarihinde, Okey Plus adı altında yayınladığı oyunun yanında müvekkili tarafından geliştirilen Çanak Okey oyununu “ÇANAK OKEY PLUS” adı altında yayınlamaya başladığını ve müvekkili tarafından yapılan reklam çalışmaları sonucu bilinir kılınan “ÇANAK OKEY” ibareli tescilsiz markadan kaynaklanan haklara tecavüz etmek suretiyle haksız rekabet yaptığını, bu nedenlerle “ÇANAK OKEY” ibaresi üzerinde asıl hak sahibinin davacı olduğunu ileri sürerek davalının “ÇANAK OKEY” ve “ÇANAK OKEY PLUS” markasını kullanmasının, www.canakokey.com.tr internet sitesini kullanmasının haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine ve asgari 100.000 TL olmak üzere, haksız rekabet sonucu, davalının elde etmesi mümkün görülen menfat karşılığının, “ÇANAK OKEY PLUS” markasının davalı tarafından facebook üzerindeki kullanım tarihi olan 21.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin Türkiye firması olduğunu, müvekkilinin global pazardaki en büyük 5 sosyal oyun şirketinden biri olduğunu, “PLUS” ibaresinin halihazırda müvekkili tarafından şirket kuruluşundan beri kullanılan bir ibare olduğunu, davacıya ait MYNET ÇANAK OKEY ibaresinin müvekkili tarafından Plus hale getirilmediğini, …’in davacı şirketten kendi firmasına aktarma yapmadığını, müvekkilinin çalışmayı sonlandırdığı dönemde bambaşka sebeplerle işten ayrılan dokuz kişinin işten ayrılmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, “Çanak Okey” in jenerik bir isim olduğunu ve üzerinde önceki kullanıma ilişkin marka hakkının varlığının iddia edilemeyeceğini, haksız rekabetin oluşmadığını savunarak davanın reddini istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Çanak Okey ibaresinin vasıf ve özellik belirten doğrudan tanımlayıcı bir nitelikte olduğu ve davacı ve davalı dışında bir çok farklı firma tarafından da tüketicilere farklı markalar adı altında sunulduğu, bu nedenle de Çanak Okey ibaresinin jenerik bir isim olduğu, herkesin kullanımına açık olduğu, davacının bu ibare üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkının bulunmadığı, davacının ‘Mynet’, davalının ise ‘Plus’ ibaresini eklemek suretiyle markalarını sanal ortamda tüketicilerin kullanımına sundukları, bu haliyle de her iki marka arasında benzerlik ve karışıklığa yol açacak bir hususun da bulunmadığı, buna göre de davalı tarafça davacı nezdinde oluşturulmuş bir haksız eylemden bahsedilemeyeceği, TPMK tarafından da ‘Çanak Okey’ ibaresinin doğrudan bir başvurucusunun adına tekel oluşturacak şekilde tesciline karar verilemeyeceği ve serbestçe herkes tarafından kullanılabileceğinin belirtildiği, …’in 9 çalışanı ayartarak davalı şirkete transfer ettiği iddialarını ispatlar her hangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince ifade edilen gerekçelerle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12/01/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.