YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13221
KARAR NO : 2012/10406
KARAR TARİHİ : 30.10.2012
Hayâsızca hareketlerde bulunma suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.03.2009 gün ve 2007/1089 Esas, 2009/242 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, temyize konu kararda ise sanığın yokluğunda hüküm kurulmasına karşın temyiz süresinin kararın açıklanmasından itibaren başlayacağı belirtilip, başvurulacak kanun yolu ve mercii gösterilmeyerek bu hükümlere aykırı davranıldığı bu itibarla sanığın kendisine 18.09.2009 tarihinde Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilen hükme yönelik 28.09.2009 tarihli dilekçesinin eski hale getirme yoluyla süresinde yapılmış temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın nüfus kayıt örneği temin edilmeden hüküm kurulmuş ise de, bu kaydın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla alınarak dosyasına konulması sebebiyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
01.08.2007 tarihli olay ve yakalama tutanağında yer alan, olayın meydana geldiği yer, saat ve olayın ortaya çıkarılış biçimine ilişkin bilgiler karşısında, atılı suç için gerekli bulunan aleniyet unsurunun olayda mevcut olup olmadığı hususunda gerekirse keşif de yapılmak suretiyle araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi,
Uygulamaya göre de,
Kısa ve gerekçeli kararda uygulama maddesinin, 225/1 yerine 205/1 olarak yanlış yazılması,
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda CMK.nın 231/6. maddesinde öngörülen tüm şartlar tartışılıp irdelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yasal değerlendirme yapılmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, sanık hakkında CMK.nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.