YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2101
KARAR NO : 2011/408
KARAR TARİHİ : 29.09.2011
Reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanıklar …, …, …, …, … ve …’nin yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Ordu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.02.2006 gün ve 2005/374 Esas 2006/62 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar …, … ve … hakkında lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; temel cezanın alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin de en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi, 5237 sayılı Kanunun açıkça aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından anılan noksanlık sonuca etkili görülmemiş, suçta kullanıldığı dosya kapsamından anlaşılan … plakalı araç üzerine 08.04.2004 tarihinde satılmaz ve devredilmez şerhi konulduğu gözetildiğinde, aracın müsaderesi hususunda mahkemesince her zaman olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar …, …, … hakkında kurulan hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar …, …, … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
Sanık … hakkında hüküm kurulurken dosya kapsamından atılı suça, aracın kapısını açmak ve araçta mağdurun sesinin çevreden duyulmasını engellemek amacıyla teybin sesini yükseltmek suretiyle olaya asli fail olarak iştirak ettiği halde, fer’i fail kabul edilerek eksik ceza tayini,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sanıklar hakkında 765 sayılı Kanun lehe kabul edilip temel cezası buna göre tayin edildiği halde, ertelemenin 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesine göre yapılması suretiyle karma uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, sanık …’ın ceza miktarı itibariyle kazanılmış … da saklı kalmak şartıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca CMUK.nun 321. ve 326. maddeleri gereğince hükümlerin BOZULMASINA 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.