Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10 E. 2011/11 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10
KARAR NO : 2011/11
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar … ve …‘nın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine, diğer sanığın atılı suçlardan beraetine dair İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.09.2010 gün ve 2010/276 Esas, 2010/333 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmesi ve incelemenin de sanık … müdafileri tarafından duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 06.07.2011 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 14.07.2011 Perşembe günü saat 13:30’a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık … hakkında kurulan beraet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde;
29.12.2009 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraet eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraetine karar verilen ve vekaletnamesi de dosya içinde mevcut sanık yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına “ Kendisini vekil ile temsil ettiren sanık … için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca 2.000 TL.nin hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usül ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğname gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksul kılma suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafilerinin temyiz itirazlarının ve sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içerisinde bulunan, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 24.05.2010 tarihli “mağdurede cinsel istismar olayına bağlı olarak anksiyete bozukluğun saptantığı ve ruh sağlığının bozulduğu” şeklindeki raporu gözetilerek, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları’ndan veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alındıktan sonra, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/6. maddesinin tatbikine gerek olup olmadığına karar verilmesi yerine, dosya içerisinde bulunmadığı halde, kararın gerekçesinde Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu raporuna göre mağdurenin ruh ve beden sağlığının kalıcı surette bozulduğu kabul edilen sanık hakkında, TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanmaması,
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı zaman dilimi içinde mağdurenin vücuduna birden fazla vajinal yoldan organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi gereğince temel cezanın, suçun işleniş biçimine göre alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine, aynı Kanun’un 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suçun değişik zamanlarda işlenmesi koşulunun bulunmadığı gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezasının artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları ve sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış … saklı kalmak kaydıyla hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
07.07.2011 tarihinde verilen iş bu karar 14.07.2011 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından …’ın hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.