YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25
KARAR NO : 2011/37
KARAR TARİHİ : 12.07.2011
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve şantaj suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve şantaj suçlarından mahkûmiyetine dair Ankara 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.11.2009 gün ve 2008/111 Esas, 2009/149 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 07.07.2011 Perşembe saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 14.07.2011 Perşembe günü saat 13.30.’a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş
olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında zamanaşımı süresi içinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılabileceği anlaşılmıştır.
Delillerle iddia, savunma ve duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece oluşa uygun şekilde sanığın eyleminin nitelikli cinsel istismar suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı TCK.nun 103/1-a daha sonra 103/2. maddeleri tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanunun 61. maddedeki sıralamaya göre, 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği, ancak sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar suçlarının neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nun 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle TCK.nun 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın 103/6. ile tayin edilen ceza üzerinden değil, bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve bunun 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi ile sonuç cezanın tayini gerektiği gözetilmemesi,
Sanığın mağdura yönelik cinsel istismar eylemi sırasında, şantaj suçunun unsurlarının oluşumundan bağımsız olarak mağdureyle arasında gerçekleşen ilk cinsel ilişkiyi ailesine açıklayacağını söyleyip tehdit etmek suretiyle mağdure üzerinde oluşturduğu baskı ve korkudan kaynaklanan şekilde eylemini gerçekleştirdiğinin mağdurenin oluşa uygun şekilde hükme esas alınan samimi ve istikrarlı beyanları, yazılan notlar, yapılan telefon görüşmeleri ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu halde sanık hakkında TCK.nun 103/4. maddesinin uygulanmaması,
Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün ceza miktarı itibarı ile kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12.07.2011 tarihinde verilen iş bu karar 14.07.2011 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.