YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4798
KARAR NO : 2012/10433
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.07.2007 gün ve 2007/2 Esas, 2007/34 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarlarına göre; suça sürüklenen çocuk müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Tanıklar …, …, …, … ve …’in ifadeleri doktor raporları ve tüm dosya kapsamından mağdurenin çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceği, olayın tarafsız tanık …’in beyanlarında yer aldığı şekilde gerçekleşip olay günü suça sürüklenen çocuğun tanık … ile birlikte mağdurenin okuluna gittiği, tanık … vasıtasıyla mağdureyi çağırtıp okulun arkasında bulunan ormanlık alana götürdüğü, burada tanık …’ın biraz uzakta beklediği ve suça sürüklenen çocuğun mağdureyi öpmek istediği mağdurenin izin vermemesi üzerine öpmediğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun bu suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay günü suça sürüklenen çocuğun tanık… ile birlikte mağdurenin okuluna gittiği, tanık … vasıtasıyla mağdureyi çağırtıp okulun arkasında bulunan ormanlık alana götürdüğü, burada tanık …’ın biraz uzakta beklediği ve suça sürüklenen çocuğun mağdureyi öpmek istediği mağdurenin izin vermemesi üzerine öpmediği mağdurenin aşamalardaki çelişkili ifadeleri, tanıklar …, …, …, …, ve …’in ifadeleri doktor raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi ormanlık alana hile kullanarak götürdüğüne ilişkin şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı halde, TCK.nın 109/1-3-f-5 maddeleri yerine 109/2, 3 ve 5. maddelerinden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.