YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11041
KARAR NO : 2012/4965
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
Cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyetine dair Bucak Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 24.06.2008 tarih ve 2008/183 Esas, 2008/416 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında sadece cinsel taciz suçundan kamu davası açıldığı halde, hem cinsel taciz suçundan beraat kararı, hem de ek savunma … tanınarak kişilerin huzur ve sukûnunu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilip tek davadan iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle hükmün karıştırılması,
Mağdurenin aşamalardaki anlatımı, Telekominikasyon Kurumunun iletişim tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamından sanığın katılan …’i aradığı sabit olmakla katılanın kendi … ve namusunu ilgilendiren bir konuda sanığa iftira atması için geçerli sebep bulunmamakla, atılı suç sabit olduğundan sanığın TCK.nın 105/1. maddesi uyarınca zincirleme biçimde cinsel taciz suçundan cezalandırılması gerekirken, oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde TCK.nın 123. maddesi uyarınca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan somut olayda mağdurun birden fazla aranmasının kanun metnindeki ısrar tanımlamasını oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında tayin edilen cezanın ayrıca TCK.nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı bırakılmak sureti ile BOZULMASINA, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.