Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/6254 E. 2021/11827 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6254
KARAR NO : 2021/11827
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yolu ile örnek 7 ilamsız icra takibinde; borçlu vekilinin takip dosyasına sunduğu 02.12.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile taraflarına gönderilen ödeme emrini tebellüğ ettiklerini, borcun tamamına, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ederek icra takibinin durdurulmasını talep ettikleri, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, duran takibin devamı için alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle İcra Mahkemesine başvurduğu, Mahkemece borçlunun senetteki imzaya itiraz etmediği yalnızca borca itiraz ettiği, bu haliyle dayanak belgenin İİK 68/a maddesinde sayılan imzası inkar edilmeyen borç ikrarını içeren senet olduğu ve senedin taraflar arasında kesinleştiği gerekçesiyle itirazın kaldırılması davasının kabulüne ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedildiği, borçlunun kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince borçluya ödeme emri tebliğ edilmediğinden takip dayanağı belgenin de gönderilmediğini, bu haliyle borçlunun icra dairesine yaptığı itirazda dayanak belgedeki imzaya itiraz etmemesinin aleyhine değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, takip dayanağı belgenin İİK 68. maddesinde sayılan belge olarak değerlendirilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak itirazın kaldırılması davasının reddine ve koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda borçlu vekilinin 02.12.2019 tarihli İcra Müdürlüğü’ne yaptığı itirazında “ takip dosyasından tarafımıza gönderilen ödeme emrini tebellüğ ettik” şeklinde beyanda bulunduğu borçlunun 26.02.2020 tarihli cevap dilekçesinin incelenmesinde ödeme emrinin tebliğ edildiği veya edilmediği yönünde bir beyanı da bulunmadığı anlaşılmakla borçlunun dayanak belgedeki imzaya itirazının olmadığı bu haliyle belgenin İİK’nın 68. maddesinde sayılan imzası inkar edilmeyen borç ikrarını içeren senet olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 30/04/2021 tarihli, 2020/2252 E. 2021/1223 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.