YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21571
KARAR NO : 2012/4951
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
Cinsel taciz, hakaret ve ölümle tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; hakaret suçundan mahkûmiyetine, cinsel taciz ve ölümle tehdit suçlarından ise beraatine dair İstanbul 23. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 17.03.2009 gün ve 2007/475 Esas, 2009/279 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve katılan tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece sanığın yüzüne karşı tefhim edilen hükmün son fıkrasında Anayasa’nın 40/2 ve CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine uygun olarak başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin gerektiği, ancak kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının belirtilmesi sırasında “..tebliğinden…” denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru hakkının yanıltıcı biçimde ifade edildiğinin anlaşılması karşısında, temyizin öğrenme ile süresinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki temyizin reddi gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden önce 19.12.2006 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak, aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçuyla ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda; sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Cinsel taciz ve ölümle tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyizine gelince;
Mağdurenin istikrar arzeden aşamalardaki ifadelerinde, sanığın telefonda cinsel taciz içerikli sözler sarfedip birlikte olmayı istediği ve ölümle tehdit ettiğini beyan ettiği, telefon arama dökümleri içeriğinden defalarca görüşmelerin yapıldığının anlaşıldığı, tanık …un sanığın cinsel taciz, tanık …’ün tehdit, tanık … ve …ın ölümle tehdit eylemlerine tanık olduklarını beyan etmeleri karşısında, sanığın cinsel taciz ve ölümle tehdit eylemlerinin sabit olduğu gözetilmeden beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.