YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6098
KARAR NO : 2012/13236
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırıya teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’un yapılan yargılanması sonunda; basit cinsel saldırıya teşebbüs ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.02.2008 gün ve 2007/563 Esas, 2008/51 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafileri ve basit cinsel saldırıya teşebbüs suçu yönünden O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında basit cinsel saldırıya teşebbüs suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalarda özde değişmeyen samimi anlatımlarına, tanıklar … ve …’ın beyanlarına, 03.07.2006 tarihli tutanak içeriğine ve tüm dosya kapmasına göre, sanığın olay tarihine kadar yaklaşık beş aydır mağdureyi telefonla arayarak sevdiğini, hoşuna gittiğini, öpmek istediğini belirterek cinsel yönden taciz ettiği, olay günü de sanığın mağdureyi telefonla arayıp geleceğini belirterek, mağdurenin evine girip yatak odasına yöneldiği, mağdureyi yakalamak için hamle yaptığında mağdurenin geri çekilmesi üzerine onu yakalayamadığı, olay yerinde bulunan tanık …’ın müdahalesi üzerine sanığın eylemini tamamlayamadığının anlaşılması karşısında, sanığın telefonla taciz eylemlerinin olay günü cinsel saldırı amacıyla mağdurenin evine girmesi eyleminin teselsülü niteliğinde kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nın 43. maddesinin uygulanmasıyla fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Sanığa ek savunma … tanınmadan cezasının zincirleme suç nedeniyle TCK.nın 43. maddesiyle artırılması suretiyle CMK.nın 226/2. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.