Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/5832 E. 2012/6608 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5832
KARAR NO : 2012/6608
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2011 gün ve 2010/107 Esas, 2011/307 Karar sayılı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm bakımından re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın mağdure …’ye yönelik eylemleri nedeniyle yapılan uygulamada, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığın sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusuru bulunması gereken, TCK.nın 103/6. maddesindeki, suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddesinden öncekiler olması nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın 103/6. maddesiyle tayin edilen ceza üzerinden değil, bu maddenin tatbikinden önce TCK.nın 103/4. maddesiyle bulunan 18 yıl hapis cezası üzerinden hesaplanması ve bunun 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi ile sonuç cezanın tayini gerekirken, 43. maddesi uyarınca yapılan artırımda 103/6. maddesiyle belirlenen miktar esas alınmak suretiyle fazla ceza tayin edilmiş ise de; sanığın mağdure …’ye yönelik olarak 2001-2010 yılları arasında uzun bir süre zincirleme biçimde devam eden eylemlerinin, askerlik hizmeti dolayısıyla fiili kesintiye uğramış olmasına göre, sanığın askere gitmesinden önceki eylemleriyle askerlikten sonraki eylemlerinin her birisi kendi içinde zincirleme olarak gerçekleşen iki ayrı suç teşkil ettiği, bu nedenle sanığın mağdure …’ye ilişkin olarak iki ayrı suçtan cezalandırılması yerine, sanığın baştan sona bütün eylemleri için TCK.nın 43/1. maddesi uygulanmak suretiyle tek suçtan hüküm kurulmuş olması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanığın mağdureler Hülya ve …’ye yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin ONANMASINA, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.