YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10253
KARAR NO : 2012/3535
KARAR TARİHİ : 27.03.2012
Çocuğun basit cinsel istismar suçundan sanık … ve kasten yaralama suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile açılan davanın şikâyet yokluğu nedeniyle düşürülmesine, sanık …’nın atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Çocuk Mahkemesinden verilen 09.04.2009 gün ve 2008/313 Esas, 2009/163 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın suç tarihinde 15 yaşında olan mağdureye sarılıp öpmek şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 103/1-a maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin aynı Kanunun 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulüyle suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde cinsel taciz suçundan şikâyet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5395 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca, 06.12.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen CMK.nın 231/5. maddesi değerlendirilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç tarihinde onsekiz yaşından küçük olan sanık hakkında silahla kasten yaralama suçundan kurulan hüküm neticesinde verilen 1 ay 20 günden ibaret kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK.nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen tedbirlerden birine çevrilmesi gerekeceğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.