Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5711 E. 2012/12369 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5711
KARAR NO : 2012/12369
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

KARAR

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.10.2007 gün ve 2006/197 Esas, 2007/400 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki özde değişmeyen anlatımlarında, sanığın 4-5 hafta öncesinden başlamak üzere 4-5 kez çalıştığı su istasyonu ile camii tuvaletinde kendisine zorla fiili livatada bulunduğunu belirtmesi, bu anlatımları doğrulayan tanıklar …,… ‘un, sanığın mağdurun nerede olduğunu kendilerine sormasından sonra bu durumu mağdura ilettiklerinde mağdurun, sanığın kendisine yönelik tecavüzde bulunduğunu belirttiklerine ilişkin beyanları ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nın 103/2. maddesi yerine, 103/1. maddesinin uygulanması;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının tespiti için mağdurenin olaydan dolayı ruh veya beden sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereği usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alındıktan sonra, TCK.nın 103/6. maddesinin tatbikine gerek olup olmadığına karar verilmesi yerine, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu bünyesinde çocuk psikiyatristinin bulunmaması nedeniyle usulüne uygun teşekkül etmeyen Kurul tarafından düzenlenen rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
…/…

-2-
Kabule göre de;
Mağdurun aşamalardaki anlatımları, doktor raporları ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın hırsızlık yaptığını ailesine anlatacağı tehditleriyle mağdura yönelik fiili livata eylemlerinde bulunduğu anlaşıldığı halde, eylemin tehditle gerçekleştiği gözetilmeyerek TCK.nın 103/4. maddesi ile cezanın artırılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.