Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1057 E. 2022/143 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1057
KARAR NO : 2022/143
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.10.2019 tarih ve 2019/124 E. – 2019/983 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar …, …, …, …, … ve … vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970.-TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirketin sermayesinin 75.000.- TL olduğunu, bunun 45.000.-TL’lik kısmının Türk Ticaret Bankası A.Ş’ye ait olduğunu, davacı olan vakıfların 7.500’er TL sermaye paylarının bulunduğunu, diğer payların ise Titaş Makine San. Tic. A.Ş ile Reklam ve Yayın A.Ş’ye ait olduğunu, şirketin 1993 tarihinde kurulduğunu ve 1996 yılına kadar zarar ettiğini, 1996 yılında kâra geçtiğini, daha sonraki yıllarda da zararda olduğunu, kredi verilen firmalardan hiçbir kredinin geri dönmediğini, geri dönmeyen krediler için aciz vesikalarının alındığını, davalıların şirketin yönetici ve denetçisi olduğunu, bankanın batık duruma gelmesinde bu kişilerin birinci derecede sorumlu olduklarını, özel denetçi raporu ile durumun tespit edildiğini, hala 19.520.697 USD ve 6.400.000 DM dövize endeksli borcun bulunduğunu ve şirket ortaklarından şirket yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerinin bu durumu gizlediklerini, batık kredi verilmemesi konusunda bu kişilerin uyarıldıkları halde batık kredilerin verilmeye devam edildiğini, şirket sermayesinin bu şekilde tamamen yitirildiğini, şirketin iflas koşulları altında olduğunu ve şirket zararının 12.492.271,12 TL olduğunu, 10.12.1999 tarihli genel kurul toplantısında azınlığın ret oyuna karşılık bilançonun tasdik edildiğini, bu kurulda azlık olarak yönetim kurulu üyelerini ibra etmediklerini ve haklarında sorumluluk davası açılmasını talep ettiklerini ancak denetçilerin bu davayı açmadığını, bilançoda zararların gizlendiğini, 02.05.2000 tarihli genel kurul toplantısında bu hususun zabta geçirildiğini ve ibra edilmediklerini, pay sahiplerinin zarara uğradığını ileri sürerek 02.05.2000 tarihli genel kurul toplantısında verilen ibra kararının iptali ile şimdilik uğranan zararlardan 15.000 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davaya müdahil olarak katılan Ticaret Faktoring Hizmetleri vekili, davalılar …, …, … …, …, …, … ve …’nun bu zararlarda kusurlu olmadığını, bu kişiler dışındaki diğer davalılar yönünden davaya müdahil olmak istediklerini ileri sürerek aynı gerekçelerle zararın tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, 18.07.1996 tarihinde Ticaret Faktoring Hizmetleri A.Ş. yönetim kurulunda göreve başladığını, kendisi göreve geldikten sonra bir çok kredinin tahsili için çaba harcadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı …, 27.02.1997-27.04.1999 tarihleri arasında şirkette denetçi olarak görev yaptığını, gerek 1997 ve gerekse 1998 faaliyet dönemine ilişkin yapılan genel kurul toplantılarından bilançonun tasdik edildiğini, yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin ibra edildiğini savunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, 10.06.1998 tarihinden itibaren Türk Ticaret Bankası A.Ş’nin temsilcisi olarak yönetim kurulu üyesi olarak göreve getirildiğini, asıl görevinin menkul kıymetler müdürlüğü olduğunu, kredi tahsis biriminde çalışmadığını bu nedenle batık kredilerden sorumlu tutulamayacağını, zararın 1996 yılına dayandırıldığını o yılda da görevde olmadığı için zarardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, şirkette Türk Ticaret Bankası A.Ş’nin görevlendirmesi nedeniyle 22.05.1995-21.03.1996 tarihleri arasında görev yaptığını, kendisinin zararlandırıcı bir işleme imza atmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, 1994-1995 yıllarında görevde olduğunu, zararlandırıcı hiçbir işleme imza atmadığını, denetim kurulu üyelerinin ve yönetim kurulu üyelerinin hazine kontrolündeki bankanın yönetimi tarafından görevlendirildiğini, kendisinin şirkete 1999 tarihinde denetçi olarak atandığını, önceki usulsüz işlemlerde bir etkisi ve yetkisi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, banka tarafından şirkete atamasının yapıldığını, zararlandırıcı bir işlem yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, şirkete denetçi olarak atandığını, 1996-1997-1998 ve 1999 yıllarına ait ibra kararlarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişitir.
Davalı … vekili, 10.06.1998 tarihinden itibaren şirkette bankanın ataması ile yönetim kurulu üyesi olduğunu, zararın 1996 yılı işlemlerine dayandırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, 30.03.1995 tarihinde şirketin yönetim kurulu üyeliğine banka tarafından atandığını, bankanın TMSF’ye devredildiğini takip eden dönemde görevine son verildiğini, zararlandırıcı işlem varsa sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, 1995-1996 faaliyet döneminde genel müdür olarak görev yaptığını, 12.07.1996 tarihinde görevine son verildiğini, yapılan genel kurullarda ibra edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı Türk Ticaret Bankası Emekli Sandığı Vakfı davalılar aleyhine açtığı davadan feragat ettiğinden feragat nedeniyle bu davacı yönünden davanın reddine, davacılar Türk Ticaret Bankası Munzam Sosyal Güvenlik Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı ile Titaş Makine San.ve Tic AŞ.nin davalılardan …’na karşı açtıkları davadan feragat etmeleri nedeniyle bu davalı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar Türk Ticaret Bankası Munzam Sosyal Güvenlik Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı ile Titaş Makine San.ve Tic AŞ.nin; …, …, …, …, … ve … aleyhine açtıkları davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 2011/7184 Esas, 2013/1090 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılar Türk Ticaret Bankası Munzam Sosyal Güvenlik Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı ile Titaş Makine San.ve Tic AŞ.’nin diğer davalılar Tarık İhtiyat, …, …, …, … ve … aleyhine açtıkları davanın kabulü ile fer’i Müdahil Tasfiye Halinde Ticaret Factoring A.Ş.’ye verilmek üzere 15.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, davalıların zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.

Karar, davalılar …, …, …, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar …, …, …, …, … ve … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar …, …, …, …, … ve … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istekleri halinde aşağıda yazılı 243,89 TL harcın temyiz eden davalılar …, …, …, …, … ve …’a iadesine, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.