Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/2195 E. 2012/5186 K. 07.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2195
KARAR NO : 2012/5186
KARAR TARİHİ : 07.05.2012

Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2011 gün ve 2010/145 Esas, 2011/227 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Orta derecede zeka geriliği bulunan mağdura 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilmesi ve aynı Kanunun 462/8. maddesi uyarınca husumet izninin alınması gerekmekle, atanacak vasinin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu nazara alınarak yokluğunda verilen hükmün anılan kişiye tebliğinin gerektiği, ancak tebligat yapıldığına dair bilgi ve belgeye dosyada rastlanmadığından varsa eklenmesi, aksi takdirde anılan tebligat noksanlığı giderilerek tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz dilekçelerinin eklenmesinden sanra iade edilmek üzere incelenmeyen dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

MK.nın 405. maddesinin 1. fıkrasında, akıl hastalığı ve zayıflığı gibi nedenlerle kısıtlanacak kişiler belirtilmiş olup, Medeni Kanunun 405. maddenin 2. fıkrasında ise bu kişilerin durumunun kamu görevlileri tarafından öğrenilmesi durumunda vasi atanması için vesayet makamına bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Atanacak vasi bu kişileri hukuk alanında temsil edeceklerdir. Bu temsil korunan kişinin menfaatleri yönünde hukuk alanına olabileceği gibi mağdur olduğu ceza yargılamasındada yapılacak işlemler için geçerlidir. Ancak ceza yargılamasında 1412 sayılı CMUK.da olmayan, akıl hastası ve 18 yaşından küçük, sağır ve dilsiz mağdurlar için zorunlu vekil atanması müessesesi, 5271 sayılı CMK.nın mağdurun hakları bölümünde 234. maddenin 2. fıkrası ile getirilmiştir. Bu düzenleme ile ceza yargılamasında akıl hastası mağdurların haklarının korunması için atanan zorunlu vekil mağdur adına menfaati koruyucu işlemleri yapabilme yetkisini kullanacaktır. Yasa koyucu, zorunlu vekil uygulaması ile devlete pozitif bir sorumluluk yüklüyerek mağdur haklarının korunmasını amaçlamaktadır. Bu durum AİHS.nin 6. maddesindeki yargılamadaki çabukluk, usül ekonomisi ilkelerine de uygundur.
Mağdura zorunlu vekil dışında ayrıca vasi atanmasının sonucunun beklenmesi bir zorunluluk değildir. Vasi atanması gereken kişilerin vesayet makamına bildirilmesi zorunluluktur. Aksi düşüncenin kabülu halinde akıl hastası olan bir sanığın, vasinin atanması işlemi yapılmadan yargılamasının yapılmaması ve tüm akıl hastası sanıklar içinde vasi atanması görüşünün kabul edilmesi gerekir. Yasa koyucu akıl hastası sanıklar için CMK.nın 150/2. de belirtilen zorunlu vekil atamasını getirmiş ve yargılamanın yürütülmesi için bunu yeterli görmüştür. Ayrıca vasi atanmasını öngörmemiştir. Bu nedenle ceza yargılamasının yürütülüp sonuçlandırılmasında, atanan zorunlu vekil tarafından mağdurun haklarının temsil edildiği ve korunduğu durumlarda zorunlu vekilin yeterli olduğunu kabul etmek, yasaya ve yasa koyucunun hükmü düzenleyiş amacına daha uygun olacaktır. Zorunlu vekil atanması ve bununla yetinilmesi, ayrıca mağdura atanacak vasinin zorunlu vekil yanında mağdurun haklarını koruyucu olarak bulunmasına ve haklarını takip etmesine bir engel değildir.
Dosyamızda suçtan zarar gören mağdur akıl hastası olup kendisine karşı suç işleyen sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, mağdurun haklarını korumak üzere atanan zorunlu vekilin de sanığın cezalandırıldığını düşünerek kararı temyiz etmediği anlaşılmaktadır. Suçtan zarar gören mağdura zorunlu vekil atanmış ve sanığın da cezalandırıldığı anlaşılmıştır. Mağdurun haklarının korunduğu, sanığın ceza aldığı bu durumda zorunlu vekil dışında ayrıca vasi atanmasının zorunlu olduğunun kabul edilerek bu hususların ikmali için dosyanın bekletilmesi, akıl hastası mağdura zorunlu vekil atanması müessesesi getiren 5271 sayılı CMK.nın 234/1.5 ve 2 maddelerinin düzenleniş biçim ve amacına aykırı olduğu düşüncesiyle, sayın çoğunluğun yargılamayı uzatma sonucu doğuran tevdii kararına katılmıyorum.