YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14539
KARAR NO : 2011/338
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
Konut dokunulmazlığını ihlal, hürriyeti tahdit ve kasten müessir fiil suçlarından sanıklar …, …, … ve …’un yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.05.2008 gün ve 2001/517 Esas, 2008/353 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi, sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun olarak sanıkların işlediği kabul edilen konut dokunulmazlığını ihlal suçuna 765 sayılı Kanunun 193/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, 30.12.2000 suç tarihi ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, bu suçtan kurulan hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Kasten müessir fiil ve hürriyeti tahdit suçu yönünden kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Sanıkların, müştekiler … ve ..’i aralarındaki husumet nedeniyle araca bindirdikleri, müşteki Adil ve Fikret’i iş güçten kalacak şekilde tekme, kafa ve bıçakla yaraladıkları, yaralamanın 765 sayılı TCK.nun 179/2. maddesinde öngörülen suçun öğesi olduğu ve eylemlerin bütünüyle TCK.nun 179/2. maddesine uyduğu gözetilmeden, TCK.nun 456/4. maddesi uyarınca ayrıca hüküm kurulması ve aynı Kanunun 179/2. madde ve fıkrası yerine 1. fıkrasıyla ceza belirlenmesi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında mağdur sayısınca hüküm kurmak yerine TCK. 179/1. maddesinin bir kez uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK.nun 326. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden aleyhe tesir etmemek kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.