YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7744
KARAR NO : 2012/10969
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme ve hakaret suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Hassa Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2007 gün ve 2007/114 Esas, 2007/118 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıtrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Mağdurenin, gerek soruşturma, gerekse bu beyanıyla uyumlu yargılama anlatımında, geniş demir parmaklıklı açık pencereden, sinekliği yırtarak evin yatak odasına giren sanığın, mağdurenin ayağa kalkıp bağırmak üzere iken ağzını kapatması ve zarar vermeyeceğini söyleyip, eve erkek aldığını, dikkat etmesi gerektiğini, kendisini korumak istediğini belirtip, dul olan mağdurenin kapıyı açmasını sağladıktan sonra evi terketmesi eyleminde hürriyetten yoksun bırakma suçunun unsurlarının oluşmadığı, mahkemece kabul edilen “ağız kapatma, vurmak için elini kaldırma ve geri indirme” eylemlerini mağdurenin bağırmasını engellemeye yönelik davranışlar olduğu ve bu eylemlerin mağdureyi bir yere gitmek özgürlüğünden nasıl yoksun bıraktığı açıklanmadan ve mağdurenin o an odayı terketme hakkının ne biçimde elinden alındığı ve sanığın hürriyetten yoksun bırakma kastının hangi delillere dayanılarak belirlendiği belirtilmeden, sadece TCK.nın 109/2. maddesindeki cebir, tehdit ve hile gibi, suçun unsuru olmayan nitelikli haline ilişkin, unsurlar kabul edilebilecek hareketlere dayanılarak bu suçtan da mahkûmiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı bulduğumdan sayın çoğunluğun bu konudaki bozma düşüncesine katılamıyorum.