YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10631
KARAR NO : 2012/10451
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
Cinsel taciz suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 06.05.2009 gün ve 2007/1482 Esas, 2009/589 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ve mağdurun telefonlarına ait görüşme listeleri, sanığın aşamalardaki savunmaları, dosyaya ibraz edilmiş olan mağdure ve sanığın barda çekilmiş fotoğrafları, tanıklar …, …, … beyanları ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın eksper müdürlüğünü yaptığı işyerinin bir biriminde eksper olarak çalışan mağdure ile karşılıklı telefon mesajları atarak, birlikte eğlenmeye giderek yakın ilişki içinde oldukları, sanığın mağdureyi Temmuz ayının sonundan itibaren aramadığı ve mesaj atmadığı, mağdurenin çeşitli sebeplerle işten ayrılmasından sonra 10.10.2007 tarihinde şikâyette bulunduğu, sanığın eylemlerinin karşılıklı rızaya dayalı olduğu gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da kabul edildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı nazara alınarak değerlendirme yapılması yeterli ve kanunî gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun karara bağlanması yerine, 5271 sayılı Kanunun 231/6. maddesinde belirtilen kanunî şartlar tartışılmadan ve kanunî gerekçe gösterilmeden sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geriye bırakılmamasına karar verilmesi,
Sanık hakkında TCK.nın 105/2. maddesinin uygulanmasıyla tayin edilen 135 gün adli para cezasının, TCK.nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 112 gün adli para cezası yerine 113 gün belirlenip, 52. maddenin bu miktar üzerinden uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.