YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/300
KARAR NO : 2011/417
KARAR TARİHİ : 30.09.2011
Irza geçmeye teşebbüs suçundan sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.10.2009 gün ve 2009/257 Esas, 2009/286 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığa tayin edilen cezanın süresine göre, sanık müdafiin duruşma isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazları ile katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve kabule göre, olay günü mağdureye ait evin avlu kapısının arkasına gizlenen ve mağdure tarafından farkedilen sanığın, sırnaşık sözlerle kolundan tuttuğu mağdureyi aynı avluda bulunan odaya doğru çekip içeri götürdüğü, “sen başkalarıyla düşüp kalkıyorsun benimle de düşüp kalkacaksın” diyerek mağdurenin elbiselerini çıkarmaya çalışıp onu yere yatırdığı, kendisi de mağdurenin üzerine çıkıp onun şalvar ve kilotuna el attığı ve aynı zamanda soyunmaya başladığı, sanıktan kurtulamayacağını anlayan mağdurenin, sanığı vazgeçirmek için “şimdi hastayım, ilaçlarımı içeyim akşam ahıra geleyim, bu işi orada yapalım” dediği, bunun üzerine “sana inanmıyorum, bana söz ver” diyen sanığın mağdureden bu yönde söz almasından sonra onu bıraktığı anlaşılmış bulunmasına göre, sanığın ırza geçme maksadıyla başladığı bu suçun icrai hareketlerine mağdurenin kendisini kurtarmak amacıyla kullandığı hile sonucu son verdiği, bu nedenle ihtiyariyle vazgeçmeden söz edilemeyeceği
gözetilerek, sanığın ırza geçmeye yönelik eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 61/1. maddesinde tanımlanan eksik teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması ve buna göre suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. hükümlerinin kıyaslanarak lehe olan yasanın belirlenip uygulanması gerekirken, suç niteliğinde yanılgıya düşülüp eylem ırza tasaddi (basit cinsel saldırı) kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.