YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/274
KARAR NO : 2011/193
KARAR TARİHİ : 12.09.2011
Resmi bir belge tanzimi sırasında memura yalan beyanda bulunma ve çocuğun soybağını değiştirme suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; yalan beyanda bulunma eyleminin çocuğun nesebini değiştirme suçunu oluşturduğunun kabûlü ile bu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Besni Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.07.2008 gün ve 2008/255 Esas, 2008/315 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, temyiz edilen kararda ise başvuru şekli gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla katılana 15.07.2008 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik katılan vekilinin 19.09.2008 günlü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında her iki suçtan tayin edilen cezalar “… cezası ertelenmesi halinde tekrar suç işlemekten çekineceği yönünde mahkemeye olumlu kanaat gelmesi…” gerekçesiyle ertelendiği halde, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı değerlendirilirken bu defa “sanığın kişilik özellikleri ile olayın oluş biçimi” aleyhe değerlendirilerek ve yasada olmayan “cezanın sanık üzerindeki etkisi” hususuna da dayanılarak ve ayrıca CMK.nun 231/6-c maddesinde öngörülen zararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 2008/250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere manevi zararı kapsamadığı, somut olayda maddi bir zararın söz konusu olmadığı gözetilmeyerek zararın giderilmediğinden de söz edilerek sanık hakkında daha lehe olan CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Uygulamaya göre de;
Sanığın 30.04.2004 tarihinde gerçekleştirdiği eylemiyle ilgili olarak, hüküm kurulurken 765 sayılı TCK.nun 445 ve 59. maddelerine göre 10 ay olarak belirlenen hapis cezasının 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca günlüğü 11 TL’den paraya çevrilmesi sırasında 3300 TL yerine 3330 TL para cezasına hükmedilmesi ve bu para cezasının taksitle ödenmesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.