Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/1904 E. 2012/3593 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1904
KARAR NO : 2012/3593
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve diğer atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.10.2011 gün ve 2008/329 Esas, 2011/306 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, tayin olunan cezanın miktarı nazara alınarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddine ve sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK.nın 264. maddesi de gözetilerek temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinde merciince değerlendirilip gerekli karar da verilebileceğinden, incelemenin nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 31.01.2011 tarih ve 2011/415 Karar sayılı rapora göre mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun anlaşılması karşısında, sanığa nitelikli cinsel saldırı suçundan TCK.nın 102/2 ve 102/3-d maddeleri uyarınca verilen ceza 10 yıl veya daha fazla olsa dahi, suçun sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulmasından dolayı, neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın TCK.nın 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak, hakkaniyet gereği anılan maddeye göre cezada makul bir artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK.nın 102/5. maddesi uygulama dışı bırakılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içerisinde sanık ve mağdureye ait telefon görüşmelerine ilişkin HTS raporları mevcut olduğundan ve kolluk tarafından düzenlenen tutanak ve krokiler yeterli görüldüğünden tebliğnamedeki mağdurenin
telefon kayıtlarının getirtilmesi ve mağdurenin alıkonulduğu evde keşif yapılmasına ilişkin bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.