Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/4847 E. 2012/12388 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4847
KARAR NO : 2012/12388
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

KARAR

Reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırmaya teşebbüs suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine dair Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.05.2008 gün ve 2004/327 Esas, 2008/237 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün belirlenmesi sırasında, sanıklardan temyize gelmeyen Mürsel’in, mağdureyi evlenmek maksadıyla kaçırdığı ve herhangi bir şehevi davranışta bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 765 sayılı TCK.nın 433. maddesinin uygulanma koşulları bulunduğu nazara alınarak lehe kanunun buna göre tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçu birlikte işlemek kararıyla olay yerine gelen sanığın mağdurenin beline sarılarak otomobile bindirmek istediğinin anlaşılması karşısında, eylemler üzerinde baştan itibaren ortak hakimiyet ve birliktelik sağlamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna TCK.nın 37. maddesi anlamında asli fail olarak iştirak ettiği gözetilmeden, hakkında aynı Kanunun 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
5271 sayılı CMK.nın 231/7. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesinden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığının tartışılması gerekirken, erteleme nedeniyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

./..
-2-
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.